|
Avangard bir filmin soundtrack’i çalıyor evimin içinde. Görüntü yok
ama yeşil bir ormanın içinde engellere takılmadan ilerleyen bir nehrin
akışını izler gibi. Acı çikolatanın cezbeden tatlısı dilimin ucunda.
Betty Ween, 'oda popu'nu icra ederken sadece kendi hikayesini
anlatıyor, söylemeyi sevdiği için söylüyor. Onu takip etmek, suyun
akışını izlemek kadar kolay. Ama müziği arka fona mahkum edip
muhabbete devam etmek bu durumda işlemiyor. Maksimum düzeyde
konsantrasyonla sıradışı bir edebi müzik performansı izlemek
isteyenlere.
Popüler kültüre yan bakan Betty Ween, dobralığı, cesur ve garip
hikayeleriyle ayrıksı bir yerde duruyor.
"Bitter"daki cesur ve taze soluklu şarkılar belki gündelik hayatımıza
fon müziği olmayacak, sokakta yürürken dilimize dolanmayacak, ama dinledikçe
sırlarını birer birer açacaklar". Solistiyle, müzisyenleriyle birinci
sınıf bir albüm. "Enstrümanların tekrardan
kaçındığı şarkılar sakin fakat çok dinamik bir yapıya sahipler. (...)
Bitter, bu topraklar için yenilikçi bir çalışma."
Gülüş Gülcügil Türkmen karışık
ruh halini albüme yansıtırken kafamızın karışmasına mahal vermiyor. Albümdeki
müzisyenlik şahane.
Betty Ween,
insana "tek bir projede kalmasın" dedirtiyor.
Bu ülkenin müziğine gereken, güzel tazelikler bunlar. Kimi
zaman çok keyifli, kimi zaman İngilizce sözler ve dramatik altyapılarla
hafif zorlayan bir albüm.
Albüm kapağı farklı, resimler farklı, müzik farklı, Türkiye'de az
rastlanır bir albüm. İlginç
bir deneysel çalışma. |